BOZÜYÜK TÜRKÜLERİ

Dinlemek için türkülerin isimlerine tıklayınız

Bir incecik yolum gider Yemen'e
Kaynak          : Aziz ÖZTOP
Derleyen        : Mehmet UYSAL
Seslendiren    : Mehmet UYSAL

Kız pınar başında
Kaynak          : Mehmet İBİŞ
Derleyen        : Muzaffer SARISÖZEN
Seslendiren    : Mehmet UYSAL

Camlarında yeşil perde
Kaynak             : Zekai AŞÇIKOCA-Mehmet UYSAL
Derleyen           : Mehmet UYSAL
Seslendiren       : Mehmet UYSAL

Dabancam Karadağ'lı
Kaynak              : Yöre Ekibi
Derleyen            : Muzaffer SARISÖZEN
Seslendiren        : Mehmet UYSAL

Karasuyun Sazları
Kaynak             : Zekai AŞÇIKOCA-Mehmet UYSAL
Derleyen            : Mehmet UYSAL
Seslendiren        : Mehmet UYSAL

Öte yaka urgan burgan
Kaynak              : Neşat ERKIVANÇ-Hasan OYMAK-                            Necdet ARUCA
Derleyen            : Muzaffer SARISÖZEN
Seslendiren        : Mehmet UYSAL

Tren gelir hoş gelir
Kaynak             : Aşık Ömer DOĞAN
Derleyen            : Hulki Rıza İPEK
Seslendiren        : Mehmet UYSAL

Çarşıya Hanlar yaptırdım
Kaynak             : Ferihan ÜNALAN-Selahattin ŞEN-İbrahim HORASAN
Derleyen            : Mehmet UYSAL
Seslendiren        : Mehmet UYSAL

Havaya bulut ağdı
Kaynak             : Yöre Ekibi
Derleyen            : Ankara Devlet Konservatuarı
Seslendiren        : Mehmet UYSAL

Ketenim var üç enden
Kaynak          : Ferihan ÜNALAN-Selahattin ŞEN
Derleyen        : Mehmet UYSAL
Seslendiren    : Mehmet UYSAL

Su doldurur bakıra
Kaynak              : Zekai AŞÇIKOCA-Hüseyin ER
Derleyen            : Mehmet UYSAL
Seslendiren        : Mehmet UYSAL

 

BİLECİK YÖRESİ HALK OYUNLARI

Bilecik yöresi, halk oyunları ve türküleri bakımından çok zengin bir ildir. Yöreye ait halk oyunlarında uzun bir geçmişin izine rastlanmaktadır. Yörenin konumundan dolayı zeybek ve kaşık oyunu türleri oldukça yaygındır. Genellikle oyunlar türkülü olup, davul, zurna, bağlama ve kemane eşliğinde oynanır. “Aşağıdan Gelen Hanım Oynasın, Kız Pınar Başında, Et koydum Tencereye” bu oyunlu türkülerden bazılarıdır. Fakat oyun figürleri ve ritmi değişik olduğundan, kadınlar ve erkekler aynı anda oynayamazlar.

Kadın oyunları darbuka ile oynanır. Türkü söyleyen bir grup kadının türküleri eşliğinde karşılıklı ve eşli oynanır. Oyuncular kaşık tutan ellerini, kaşık çalarak omuz hizasından aşağıya doğru ritimli şekilde indirir ve kaldırırlar. Omuz titreterek karşılıklı gidip gelme, birbirlerinin yerine geçme, daire şeklinde olma ve çökme şeklinde oynanır. Oturarak çökme hareketi, dağlardaki kekliklerin sekişi gibidir.

“Aşağıdan Gelen Hanım Oynasın, Et koydum Tencereye, Memedim Türküsü, Kazım’ın Türküsü, Bilecik’in Altından Geçtim, Söğüt’ün Erenleri” türkülü oyunlarını erkekler oynamaktadır. Ayrıca seymen olarak da “Şu Lefke’yi Duman Bürüdü” türküsü söylenerek ( erkekler kol kola girerek iki ileri bir geri yürüyerek) seymen tutulur.

Erkeklerin tavır olarak oyunları sanki kişilerin dövüşmesi gibi daha serttir. Düşmanlarla müzik eşliğinde savaşır ve mücadele eder gibidir. Kaşıkların sesleri savaştaki kılıçların şakırtılarını, atların nal sesini andırır. Efeler, düşman karşısındaki asaletini oyunlarda da gösterir gibidir.

Oyunlar ağırdan başlar ve yavaş yavaş hızlanır. Karşılıklı ve daire şeklinde oynanır. Yere diz vurulur. Oyuncular çökerek omuzlarını birbirine vurur. Bu sırt sırta vuruş, omuz omuza geliş birliğin, beraberliğin, kardeşliğin bir ifadesidir.

Erkek oyunlarında çalgı olarak; bağlama, darbuka, kaval, davul vardır. Oyun esnasında oyuncular türkü söylemez, saz çalanlar oyunun türküsünü söylerler.

Oyunlar, gerek erkeklerde ve gerekse kadınlarda, rastgele bir sırayla oynanmaz. Usta oyuncular ilk oyundan başlayarak, sıra bozmadan son oyuna kadar oynarlar. Oyunların sırası şöyledir

    Erkeklerde; “Bilecik Çiftetellisi, Karşılama, Bilecik Zeybeği ve Söğüt’ün Erenleri.”

     Kadınlarda; “Aşağıdan Gelen Hanım Oynasın, Ay Oğlan Tatar mısın, Oğlan Adın İsmail, Kız Pınar Başında, Et Koydum Tencereye, Kralın Kızı, Halıyım Ben (Dodurga Zeybeği) Cezayir’in Harmanları Savrulur, Elmalar Ezik Olur Dalında Nazik Olur.”

BİLECİK TÜRK HALK OYUNLARI GİYSİLERİ 

KADIN GİYSİLERİ

1. Başa giyilenler       :   Fes, oyalı grep demor (kumlu grep), vala (poşu), pullu grep, alınlık.

2. Sırta giyilenler        : İşlik (iç göynek), şalvar(kısa şalvar,(uzun şalvar), pullu cepken, bürümcek, iç yelek (süslü yelek), yelek.

3. Ayağa giyilenler     : Oyalı yün çorap, kırmızı yemeni (ayakkabı), ayakkabı ( Osmaneli yemenisi), çarık, gonçlu toka.

4. Takılar                               :  Gümüş küpe, beşi biryerde.

5. Süsler                                 : Çeşitli şekillerde

6. Saç şekilleri                       : Çeşitli şekillerde

7. Aksesuar                :  Uçkur, gerdan, telli mendil, peşkir, gümüş toka, kemer

 ERKEK GİYSİLERİ

1. Başa giyilenler       : Fes, poşu

2. Sırta giyilenler        : Yakasız mintan, kollu cepken, don, kuşak, kısa paçalı şalvar.  

3..Ayağa giyilenler     : Çorap, işmeli dizlik, yemeni, çarık.

4. Aksesuar                : Kaşık, yağlık, kama, tabanca.

KADIN GİYSİLERİ 

BAŞA GİYİLENLER

Sarkıtmalı ve Pullu Fes: Başta greplerin altında önü pullarla işli alt kısmı altın paralı ve yanlardan boncuk ağırlıklı sarkıtmaları olan fes takılır. Bu fes yörede sadece çift grep kullanıldığında takılmaktadır.

Ayrıca yörede ikinci bir fes kullanılmaktadır. Diğerine göre daha küçük ve incedir. Önlerinde altın paralar vardır. Tek grep ile saçlar açık olacak biçimde, grep fesin arkasından tutturularak kullanılır.

Oyalı Grep: Yörede başa iki adet, genelde farklı renklerde kenarları iğne oyalı grep-demor (kumlu grep) takılır. Greplerin bağlanış şekli iki türlüdür:

a) Alta gelen grep iki katlı üçgen şeklinde fese tutturulur. Üste gelen grep ise hafıf arkadan iki katlı üçgen, fakat altta kalan kısmı daha uzun bir şekilde takılır. Bu bağlama şeklinde kulaklarda gümüş küpe bulunur.

b ) Alta gelen grep üçgen şeklinde iki katlı, üst katı alta gelecek şekilde sarkıtılarak, yandan sarkan uçları ise çene altından toplanarak fese iğnelenir. Üste gelen grep, üçgen  şeklinde fesin üzerinden sarkıtılır.  

Baş yazması: Vala adı verilen başörtüsünün üstüne altın veya oyalı saçaklı yazma bağlanmaktadır. Boğazdan çapraz olarak arkaya bağlanır.

Birman kumaştan yapılma pullu işlemeli başlık vardır. Renk olarak, genellikle hâkim renk al ve açık mavidir.

SIRTA GİYİLENLER

İç Yelek: Yörede cepkenlerini açık kullananlar içlerine pullarla işli iç yelek kullanırlar. İç yeleğin diğer adı da süslü yelektir. Siyah kumaştan yapılır. Cepkeni kırmızı olanlar iç yeleklerini de aynı renkten yaparlar. İç yeleğin kolları yoktur ve önü açıktır. Açık olan kısmı renkli düğmelerle kapatılır.

İç Donu: Altta ayak bileklerin boğumlu veya nakışlı iç donu vardır. Onun üstüne evli bayanlar al renkli göynek, bekâr bayanlar beyaz renkli göynek giymektedirler.

Mintan: Üç etek adı verilen sarı ve kımızı renkli, pamuk veya yün dokumadan yapılmış mintan giyilmektedir.

İç Göynek: İçte cepken altında, işlik adı verilen siyah kumaş üzeri işlemeli iç göyneği vardır. Bel altında kadife şalvar giyilmektedir. Bordo ağırlıklı olmak üzere değişik renkler kullanılmaktadır.

Üstte giyilen giysiler genellikle kadife ve dokumadır. Kumaş üstünde sim işleme kullanılmaktadır. Yörede “SARKA” adı verilen al-bordo-siyah ve lacivert renkli cepken giyilmektedir. Kumaş üstü süslemeler, sutaşı ve sim işlemelidir. Pulda kullanılmaktadır.

Şalvar: Kırmızı kadife şalvar giyilir. Yörede şalvar iki çeşittir:

a) Kısa Şalvar: Kırmızı kadifeden yapılır. Üzeri toplanmaz ve üzerine muhakkak aynı renk ve kumaştan cepken giyilir.  

b) Uzun Şalvar: Yörede 5,5 m. kadifeden dikilen kırmızı şalvar kullanılır. Şalvar boylamasına uzun olduğundan üst tarafı toplanır.  

Pullu Cepken: Yörede genç kızlar uzun şalvar giydiklerinde, üzerlerine muhakkak pullu cepken giyerler. Bu cepken yarım kolludur ve genelde siyah renk kumaştan yapılmıştır. Ön kenarları, kolları, arka alt kısımları pul, sarhoş bacağı ve sutaşı işlemeli olarak süslenmiştir. Ayrıca kol kenarlarına ve cepkenin alt kısımlarına pullu firkete takılır.

Cepkenin önü genelde kapalıdır. Önü açık giyilen cepken çeşidi de bulunmaktadır. Bu cepkenler klasik yörük cepkenlerinden boyca daha uzun ve ön kısmı düz çizgilerle biçilerek dikilmektedir. 

Bürümcek: Yörede cepkenin içine, kirli beyaz bürümcek kumaşından içlik giyilir. Bürümcek kumaşından yapıldığı için bu adı almıştır. Kolları uzun ve geniştir. Kol uçları oyalarla süslüdür. Yörede çift kollu bürümcek de kullanılmaktadır. Yakasızdır. Önü başın girebileceği kadar, yaklaşık 10 – 15 cm açıktır. Buraya kırmızı küçük düğme dikilir.

Yelek: Cepken adıyla bilinmektedir. Siyah kumaştan sutaşı, beyaz pul ve simlidir. Kısa kollu, dirsek hizasındadır. Kollara bürümcük adı verilen (kıyıları) oya işlemeli kolluk takılmaktadır.  

AYAĞA GİYİLENLER

Çorap:   Yörede kullanılan beyaz yün çoraptır. 

Yemeni: Yörede yemeni adı ile bilinen ayakkabı kullanılmaktadır.

TAKILAR 

BAZİ adıyla bilinen bir örtünün altında (altınlı) fes ve ön bölümünde sarma bulunmaktadır. Çene altına inen iğne oyası bulunmaktadır. Boyun takısı olarak altın(beşi birlik) tek altın ve gıdıklık takılmaktadır.

Alınlık: Fesin üzerine bükülerek, bunun üzerine kenarları pullu grep bağlanır. Boyun takısı olarak altın takılmaktadır. 

AKSESUAR

Uçkur: Yörede sol tarafa uçlan işli kısa uçkur takılır. Uçkur çeşitli renklerdeki iplerle işlenmiştir. Üzerinde pul veya telli işleme bulunmaz. 

Gerdan: Boyuna sıra sıra boncukların iğne ile ince bir beze sıralanmasıyla yapılan gerdan takılır. Gerdan da birbirinden farklı en çok 7 renge kadar boncuk kullanılır.

Beşi biryerde: Gerdan ile birlikte 5 altından oluşan beşi bir yerde takılır.

Gümüş Toka: Yörede giyilen kostümlerin tümünde gümüş toka kullanılır. Şalvarın üstüne paralı kuşakla bağlanan toka, telli mendilin üzerine gelir.

Telli Mendil: Dört tarafı simle ya da telle işlenmiş, üzerinde kenarları saçaklı ve saçakların ucunda küçük pullarla süslü telli mendil kullanılır. Mendil gümüş tokanın altına takılır.

Kemer: Şıngıllı bağlama üzerine, toka, düğmeler, çıtçıt adı verilen gizli düğme kullanılmaktadır. Tokalı kemer gümüştendir.